MASONLUK NEDİR?

 

MASONLUK  NEDİR ?
DÜNYADA   ve  TÜRKİYEDE   MASONLUK
 
   Masonluk nedir? Mason nasıl bir kişidir?
   Mason kelimesini duyduğumuzda gayrı ihtiyari çekinir, ardından  merakla kulak kabartır, biraz da rahatsız oluruz.
   Ben bu yazımla Masonluğun ne olduğunu, ne amaç güttüğünü, tarihsel gelişimini, onunla ilgili yayınlardan özet haline getirdiğim bil
gileri sizlere sunacağım. Umarım bu çalışmam sizlerde az da olsa bir bilgi kırıntısı şeklinde yerini alır.
   Masonluk, kökleri ilk çağa ve bilhassa Antik mısır medeniyetine ka
dar uzanan gizemli bir yapılanmadır. Masonluğun beslendiği kaynak
ları Çin’den Ortadoğu’ya, eski Yunan’dan Şaman rahiplerine, eski Mı
sır’dan Avrupa’nın şövalye tarikatlarına kadar dünyanın farklı coğraf-
ya ve toplumlarına dayandırmak mümkündür.
   Masonlar köklerini M.Ö. 10. yüzyılda yapılmış olan Hz. Süleyman
Mabedi işçilerine dayandırırlar. Yapı işlerinde çalışan (düz işçi) statü
sündeki kişilere Mason denilirdi. İnşaatçılık meslek ve sanatını bilen 
çırak, kalfa ve ustalara (özgün Mason) ünvanı verilirdi. Bugünkü ma
sonluk Rönesans sürecini izleyen Aydınlanma çağında oluşturulmuş
insanlığın gelişimine ve bilgi birikimine katkıda bulunan kültür ve fi-
kir üst yapı kurumudur. 
   Masonlukta hedef; hakikate varmak, yüce varlığa erişmektir. Yüce 
bir varlığın olduğuna inanmayanlar Masonluğa kabul edilmezler. Ya-
ni Ateistler Mason olamazlar. Ancak dinler arasında bir ayrım yapıl-
maz. Her üç semavî dinden, tutucu olmayan özgür düşünceli kişile-
rin Mason olabilmeleri mümkündür. Bu hoşgörünün sembolü olarak 
Masonların bir araya gelip çalıştıkları localarda üç dinin kutsal kitap-
ları ( Tevrat-İncil-Kur’an) çalışma süresince açık olarak bulunduru-
lur. Her kişi kendi inancı doğrultusunda, kendi kitabına el basarak yemin eder. 
   Masonluk günümüzde yasal kuruluşları ve yarı-açık yapısıyla bir
sivil toplum kuruluşu olarak varlığını sürdürmektedir. 
   Masonluk kavramı ona bakış açısına göre birbirine zıt ve farklı iki şekilde kendini gösterir.
   Ona sadece milliyetçiliği ön plâna çıkaran dar bir görüşle bakılırsa
çok gizli emelleri olan, hatta tamamen yok edilmesi gereken, kötü-
lükler ve hıyanetlikler ile dolu bir yapılanma olarak görülebilir.
   Öte yandan ona hümanist bir görüşle,Tanrının yarattığı en mü-
kemmel varlık olan insanı ırk, cins, renk farklılıklarından arınmış, sa-
dece Tanrının mikro bir parçası olarak kabul edip, manevî dünyası-
na inerek bakılırsa bambaşka bir sonuç çıkar.
 
 
 
 
 
 
   Bu iki bakışta kendi içinde doğruluk ve haklılık payı taşır.
   Şimdi Masonluğun nasıl ortaya çıktığına ve tarihine göz atalım:
 
   MASONLUĞUN  TARİHİ:
   
   Orta çağdan kalma birçok el yazmasında Masonluğu EUCLİD’in
(Öklit) Mısır’da kurduğu kayıtlıdır. Euclid (M.Ö.325-M.Ö.265) Geo-
metrinin babası diye bilinir. Buluşları bugün bile Modern geometri-
nin ana unsurlarıdır. Masonlar için mimarlıkta büyük önem taşıyan geometri bilimi çok önceleri Mısırlılar tarafından icat edilmişti. Mısır-
lılar Nil nehrinin taşmasıyla kaybolan arazi sınırlarını kadastrocuların
çalışmalarıyla geometri bilimi sayesinde tekrar işaretleyebiliyorlardı. Bu bakımdan geometri gereçlerinden pergel ve gönyenin masonluk-
ta ayrı bir yeri vardır. 
   İlk mason Sur Kralı Hiram’ın Kral Süleyman’a gönderdiği, gene Hi-
ram adını taşıyan ( HİRAM ABİF ) isimli üstün nitelikli bir mimardır.
Kendisi Tevrat’ta (tunç dökme ustası) olarak anılır. Masonlukta Sü-
leyman Mabedini yapmış kişi olarak ve gerçek mason kavramının simgesi olarak yüceltilir. Mabette çalışan işçilerin çoğu gibi Hiram’da 
Fenikelidir.
   M.Ö. 965-957 tarihleri arasında Kudüs’te Hz. Süleyman tarafından yaptırılmış olan bu ünlü mabet ( tek ve ulu Tanrı ) adına yaptırılmış  ilk mabet oluşundan dolayı tüm dinlerde saygı ile anılır. M.Ö.586 da
Babil Kralı NABUKADNEZAR tarafından yıktırılan bu mabetten günü-
müze sadece birkaç temel taşı kalmıştır. 
   Görkemli mabedin 30 odası ve odalar arasında bağlantıyı sağla-
yan geçitler vardı. Binanın damı sedir ağacındandı. Mabet iki bölüm-
den ibaretti. Dış bölüm dua alanı idi. İçerde gizli olan kutsal bölüme kimsenin bilmediği gizli bir geçitle geçiliyordu. Kutsalların kutsalı ola
rak söylenen en içerdeki bölümde ( Ahid Sandığı ) saklanıyordu. Ma
bedin içi ve dışı tamamen altınla kaplanmıştı. Tapınağın girişinde hal
ka açık dua yeri vardı. İç bölümlere sadece din adamları girebiliyor-
du. Günümüzde ( Ağlama Duvarı ) olarak bilinen yer bu tapınaktan geriye kalan tek duvardır.
   Hiram bu tapınağın yüklenicisidir. İnşaat sırasında çok  miktarda çalışan vardı ve bunların aralarında  (üstat, usta, kalfa, çırak ) gibi bir hiyerarşi oluşmuştu. Ücretlerin ödenmesi esnasında kimin kalfa,
kimin çırak olduğu anlaşılsın diye her biri için ayrı işaretler ve parola
lar oluşturuldu. Bir gün üç kalfa, daha yüksek olan usta gündeliğini almak hırsı içinde Hiram’ı sıkıştırırlar. Ancak Hiram parolayı söyle-
mez, sonunda öldürülür. Masonlukta sır saklama, ketumiyet ve bu-
nun önemi buradan gelmektedir. Hiram’ı öldürenler , onu gömdük-
 
 
 
 
 
 
leri yerin üstünü akasya dalları ile örterler. Mason mabetlerinde ya
da logolarında bulunan akasya motiflerinin nedeni budur. Masonlar ayrıca isimlerinin yanına üçgen şeklinde üç nokta koyarlar. Bununda nedeni Hiram’ın daha sonra çürümüş vaziyette olan cesedini üç usta
nın bulmuş olmasıdır. Üç sayısı ayrıca ( bilim, hoşgörü ve doğruluk)
olarak kabul edilir.
 
   MASONLUĞU  ETKİLEYEN  İNANÇLAR:
 
   Masonluk Antik Mısır’dan günümüze kadar birçok ezoterik akımlar
İnançlar, dinler ve tarikatlardan etkilenerek bir sentez düşünce tarzı
na sahip olmuştur. Bunların her biri için bir kitap veya kitaplar oluşa
bileceğinden ben sadece bazılarını ismen sıralamakla iktifa edece-
ğim.
  - MİTHRA İNANCI: M.Ö.14. yüzyılda İran’da ortaya çıktı. Boğazköy
kazılarında ilk defa Mithra adı geçmektedir. Bu inanç yalnız erkekle-
re açıktı. Masonluk simgelerinin birçoğu bu inançtan gelmektedir.
  - KABALA (Gelenek) akımı: M.S. 1. yüzyılda Filistin’de doğdu.
  - HASİDİZM: M.S.18. yüzyılda Rusya, Ukrayna, Litvanya’da doğdu.
  - MANİHEİZM: M.S.3. yüzyılda Pers İmparatorluğunda yayılan bir din. M.S. 8. yüzyılda Uygur’ların resmî dini olmuştur. 
  - SABİİLER (MANDENLER ): M.Ö.2. yüzyılda başlayıp Filistin-Ürdün
yöresinde gelişen, kendilerine Nasuralar denilen, varlığını günümüze
kadar sürdüren Gnostik bir din. Bu din mensupları günümüzde Bağ-
dat ve Basra dolaylarında yaşarlar.
  - PAFLİKYANLAR: M.S. 2. yüzyılda ortaya çıkan, 301 yılında ise Hristiyanlık resmî dini olarak Ermenilerin kabul ettiği dindir.
  - KARMATİKLER: M.S. 9. yüzyılda doğan İsmailik mezhebinin bir koludur. Hilâfetin Hz. Ali ailesine ait olduğunu ileri sürerler. 
  -HAŞHAŞİLER: M.S. 8. yüzyıl ile 15. yüzyıl arasında yaşayan İsma-
iliğin diğer bir koludur. Dinde katı radikal idiler. 
  - KATHARLAR: M.S.10.-14. yüzyıllarda kuzey İtalya ve güney Fran
sada yaşanılan  farklı bir Katolikliktir.
  - TAPINAK ŞÖVALYELERİ: M.S. 12. yüzyılda Haçlı seferleri sırasın-
da ortaya çıktı. Kudüs’teki tapınağı korumak amacıyla kuruldu.
  - SİON TARİKATİ: M.S. 1090 yılında Fransa’da Orlean şehrinde ku
ruldu.
  - MALTA ŞÖVALYELERİ: M.S.11. yüzyılda kurulmuş bir şövalye tari
katıdır. 
  - TÖTON ŞÖVALYELERİ: Orta çağda adlarını Haçlı seferlerine katı-
larak duyurdular. Genelde Alman şövalyelerinden oluşuyordu. Tari-
kat 1938 de Hitler tarafından dağıtıldı. 1945 de tekrar kuruldu. Gü-
 
 
 
 
 
 
nümüzde hayırsever amaçlar doğrultusunda Avrupa’da faaliyet gös-
termektedir. Merkezi Viyana’dadır. Avrupa ve Amerika’da kolları var-
dır.
  -HURUFİLİK: Harf ve rakamlardan çeşitli dînî yorumlar çıkartan ,ki
mine göre din, kimine göre mezhep ya da yalnızca bir tarikattır. Teb
riz ve Bakü’de gelişmiştir. İslâm’da 10. yüzyılda Hallac-ı Mansur’la ortaya çıkmıştır. Mansur, evreni ve Tanrıyı insanda görmenin bir so-
nucu olarak yazdığı kitapta (Enel-Hakk) dediği için 922 yılında idam 
edilmiştir. 1386 da İsfahan’da Şihabettin Fazlullah Esterabadi teoloji
ile ilgilenmiş, kendisini Mehdi ilan etmiştir.1427 de Timurlar Hurufi-
leri katletmiş ve dağıtmıştır. Bu tarikat sonradan Anadolu’ya yayıl-
mıştır. Kurucusu Fars kültürü ile yetişmiş olsa da tarikat üyelerinin 
büyük çoğunluğu Türklerdir. Sonradan Bektaşilerin arasına karışa-
rak varlıklarını sürdürmektedirler. 
  - CİZVİT  TARİKATI:1534 yılında kuruldu. Türkiye’de (İsa’nın as-
kerleri) diye bilinir. Papa kendisine karşı gelen Protestanlara karşı 
Cizvitleri kullanmıştır. 
  - GÜL- HAC KARDEŞLİĞİ: Alman örgütüdür. Tapınak Şövalyeleri ile günümüz masonları arasında bir geçit dönemini oluşturur. Chi-
ristian Rosenkreutz tarafından 15. yüzyılda kuruldu. Simyacılık ça-
lışmaları yaptılar. Protestan yanlı idiler. Makrokozmoz ile Mikrokoz-
moz arasındaki ilişkiyi çözümlediklerini savunurlar. 1630 da sihirbaz
lık ve dînî  sapkınlıkla suçlandılar. Örgüt kapatılınca masonların ara-
sına katıldılar. Orta çağda Protestan olan 20 milyon Alman, Katolik-
lerce 30 yıl boyunca vahşice katledildiler, Papaya karşı geldiler deni-
lerek yakılarak öldürüldüler. Diğer bütün örgütler insanlığın ilk zama
nına kadar inebilirken Gül-Hac kardeşliği daha önceki zamanlara, ya
ni evrenin ve insanların yaratılmadan önceki haline kadar iniyordu.
Matematikçi ve Felsefeci DECARTES ve Fizikçi NEWTON bu görüş 
birliğinde idiler. Bugün bu birlik halen faaliyetlerini Boston’daki ma-
betlerinde sürdürüyor ve antik Mısır sırlarının ellerinde olduğunu id-
dia ediyor. Sürümde olan 1 Amerikan Doları parasının üzerinde yer alan masonik simgeler ve( tek olana ilerleme ve onda birleşme) an-
lamına gelen ve Gül-Hac manifestosunda yer alan ( E Pluribus Unum) ifadesi bulunur. 
  - VAHABİLİK : Hanbeli mezhebine bağlı bir akım olarak ortaya çık-
tı. 18. yüzyılda orta Arabistan’da yayıldı. Onlar Osmanlı Sultanlarının
temsi ettiği İslâm’ın gerçek İslâm dini olmadığını söylerler.
  - İLLUMİNATİ  ÖRGÜTÜ: (Nurlananlar-aydınlananlar örgütü). 1492
yılında İspanya’da ilk olarak ifade edildi. Almanya’da 1776 da kurul-
du. Hedefi; batıl itikatlarla, cehaletle, dinsel baskılarla savaşmaktı.
Amacı: Ftansız ansiklopedistlerin , Voltaire  öğretilerinin kilise tara-
 
 
 
 
 
fından yasaklandığı bir ortamda gizlice cemiyet kurarak gençlere eği
tim vermekti. Cizvit rahiplerinden de çekiniyorlardı. Fransız Devrimi-
ni fikren hazırlamak, Avrupa’nın politik egemenliğini elde etmeğe ça
lışmakla suçlandılar. Bunun üzerine birçok illuminist masonluğu seç-
ti. 1785 de Almanya’dan kovulan örgüt Fransa’ya geçti.
  - CARBONARİ  CEMİYETİ : 19. yüzyılda Napoli’de kuruldu. İsmi (Kömür işçileri ) anlamındadır. Yeni Osmanlılar cemiyeti (Gazeteci
Agâh efendi, Şinasi, Ziya Gökalp ) bu cemiyetle ilişki kurdular. Son-
ra İttihat ve Terakki cemiyetinin de ilişkileriyle Osmanlılara ve Türk-
lere masonluk bu yolla geçmiş oldu.
  - GNOSTİZM : Bilinircilik adıyla anılan bir akımdır. (Bilgiye sahip in-
san ) sözcüğünden türetilmiştir. Bu akımın savunucuları, dinlerin mutlak bilgiyi sağlamada yetersiz olduğu görüşündedirler. Gnostik
karakter taşıyan dinler Milâttan önceden beri Ortadoğuda yaygın o-
lan bir akımdır. İran, Mezopotamya, Suriye, Anadolu ve kuzey Afri-
ka’da oldukça yaygın olan bu görüş M.S. 8. yüzyılda Uygurların res-
mi dini olan Maniheizm’de kendini göstermektedir. M.S. 2. yüzyıldan
itibaren güney Mezopotamya’da varlığını sürdüren ve öneminden do
layı Kuranda üç yerde ismi anılan Sabiilik, baştan sona Gnostizmi 
temsil eden bir akımdır. Gnostikler,alemi (Işık alemi) ve (Karanlık a-
lem) diye ikiye ayırırlar. Maddî olan her şey, yani içinde yaşadığımız dünya ve bedenlerimiz kötülük alemine aittir. Ruh ve ruhsal varlıklar ise ışık alemine aittir ve yapısı gereği iyidir. Makro hayat kötülük ve 
zulmet, mikro hayat ise iyilik alemidir. 
  - KABALACILIK : Tümüyle Panteist bir inanıştır. Mısır kökenli inanış
lara uzanan bir sistem olduğu söylenebilir. Kabalanın genel öğretisi;
evrenin bir bütün olduğu, belli bir düzen içinde hareket ettiği, evren
de görülen her şeyin Tanrının bir parçası olduğu, insanın da evrenin
ve dolayısıyla Tanrı’nın bir parçası olmasından dolayı küçük bir ev-
ren sayılması gerektiği şeklindedir.
  - RÖNESANS : Rönesans, düşüncelerini Hermetik geleneklerden al
dı. ( İnsanın potansiyelinin sonsuz olduğu ve insanın her şeyin ölçü-
sü olduğu gibi) . Rönesans,( yeniden doğuş) demektir. Ortaçağ insa
nına felsefe ve bilim alanında hiçbir düşünce özgürlüğü tanımayan 
skolâstik yapıdaki kilisenin dogmalarına karşı  CALVİN ve  MARTİN 
LUTHER isyan ederek reform hareketlerini başlattılar. Dünyanın yeni
bölgelerinin keşfi, matbaanın icadı ile iletişim arttı. Teknik alanda i-
lerlemeler kaydedildi. DESCARTES,   PASCAL, GALİLEO  GALİLEİ, NEWTON gibi düşünürler yetişti. SPİNOZA bütüne ve bütünselliğe
ulaşmak için aklı kullanan ilk düşünür oldu. 
  - EZOTERİZM : Bilhassa ortaçağda Avrupa’da gelişen, büyüyü, si-
hiri, hipnozu, telepatiyi, astrolojiyi esas alan bir görüştür. Simya ala-
nında çalışma yapan nice bilim adamları madenlerden altın elde et-
 
 
 
 
 
mek için boşuna çalıştılar. O günlerden bu günlere gelen bu düşün-
celerle Astroloji, Burçlar, Fallar, Büyüler olarak bugün bile gözdedir-
ler. 
 
       MASONLUK   nedir?
 
   Masonluk sadece sosyal, kültürel, bilgisel, töresel, felsefî ve eğit-
sel nitelikli çalışmalar yapan bir dernekler topluluğudur.Sanılanın ak-
sine uluslar arası bir kuruluş değildir. Her mason derneği kendi ülke
sinde o ülkenin yürürlükteki yasalarına göre örgütlenmiştir. Ülküsü
bakımından tüm insanlığa yaygın bir amaç güder.
   Masonlukta hedef hakikarte varmak, yüce varlığa erişmektir. Ma-
sonluk locasında, üstadın kürsüsünün arkasında bir güneş, bir ay ve
ikisinin ortasında üçgen içinde bir göz ve  G  harfi vardır. Güneş Tan
rının erkek sembolü olup bilimin aydınlığını gösterir. Ay ise Tanrının 
dişi sembolü olup bilimin bilgelikle yansıtılmasını gösterir. Göz, Tan-
rının gözünün daima insanlar üzerinde olduğunu simgeler. G harfi
(Geos) olup dünya ve evren demektir. Diğer sembollerden Gönye :
Dürüstlük ve doğruluğu, Pergel ise :Onur ve alçak gönüllülüğü ifade
eder. 
   Masonlara göre Tanrının insanlara verdiği en büyük vasıf akıldır.
İnsanlar akıllarını kullanarak ( iyiyi, güzeli ve doğruyu ) aramakla yü
kümlüdür. Mason mabedi üç sütun üzerinde ayakta durmaktadır. Bunlar: Akıl, kuvvet ve güzelliktir. 
   Orta çağ Avrupa’sı yapılarından gezip hayranlıkla incelediğimiz muhteşem Gotik stili Katedraller, önemli dînî yapılar mason ustala-
rın, mason sanatkârların yarattığı eserlerdir. 
   M. Ö. 3000 yılına kadar uzanan, Mısır’da gelişen, fakat kökü tarih-
te kaybolmuş gizemli bir inanç olan HERMETİZM  masonluğu çok et
kilemiştir. HERMES , İslâm’da İDRİS Peygamber olarak geçer ve dü-
rüstlüğün sembolü olarak kabul edilir.
 
      Nasıl Mason olunur:
  
   Masonluğa kabul çok uzun ve detaylı incelemelerden sonra, bir-
çok şartlar yerine getirildiğinde olabilmektedir.
   Pazardan filemize nasıl elma seçerken çürük olmayan, güzel görü-
nümlü, muntazam ve taze olanını alıyorsak aynı şekilde masonluğa alınacak kişinin en az 30 yaşlarında, yüksek tahsilli, mesleğinde ken
dini kabul ettirmiş, saygın durumda olan, kendine güveni tam, pre-
zantabl kişiler olmasına bakılır.
   Masonluğa giriş töreni ezoterik bir sentez halindedir. Adaylar sıray
la ( su sınavı, ateş sınavı ve toprak sınavı) ndan geçirilir. Eski çağlar
 
 
 
 
 
da son derec çetin olan bu sınavlar uygarlığın gelişmesine paralel o-
larak kolaylaşmış ve artık günümüzde basitleştirilip sadece sembolik 
birer konuşma haline gelmiştir.
 
   Masonluğa girişi ve masonlukta ilerlemeyi ben şöyle benzetmeyle ifade edebilirim:
   Malum, Harp Okulunu bitiren bizler, aynı eğitim-öğretimden geç-
tikten sonra subay olarak bu mesleğe adım atıyoruz. Ama hepimizin
(IQ) değeri, becerileri, bilgileri, pratik çözüm kabiliyeti vb. aynımı-
dır? Tabii ki aynı değildir. Seneler içinde rütbeler artıyor, görevler büyüyor, sonunda bir kişi en üst rütbeye ulaşıyor. Aynı ilerleme ma-
sonlukta da benzer şekilde oluyor. Masonluğa kabul edildikten son-
ra birinci dereceden çırak olarak locaya giren üye, zaman içinde ba-
şarılı çalışmalar sonunda kalfa, sonra usta ve üstat sınıflarını geçe-
rek en sonunda 33. dereceden (Büyük Üstat) ünvanını alıyor.
   Ayrıca herkes masonluğa kabul edilmiyor. Ben bunu da şu benzet
meyle ifade etmek isterim:
   Mevlevilikte prensip( kim olursan, ne olursan ol, gel) denir. İyi a-
dam-kötü adam seçmesi yoktur. Yani Mevlâna Celalettin Rûmi bu-
gün yaşasaydı 30.000 insanın katlinden sorumlu olan Abdullah Öca-
lan yaratığını da tekkesine davet ederdi.
   Benim görüşüme göre masonluğa giriş şartları Hacı Bektaş-i Veli-
nin şartlarına daha uygundur. Bektaşilikte Tanrının yarattığı insan
doğuştan iyi ve kötü huylu olarak iki ayrı biçimde yaratılmıştır. Kötü
ruhlu olan kişinin Bektaşi eğitiminde yeri yoktur ve o kişiler eğitimde
zaman kaybına sebep olacağından ve de asla düzelmeyeceklerinden 
Bektaşi tekkesine kabul edilmezler. Tekkeye giriş ve eğitim sadece iyi huy sahiplerine açıktır. 
   Masonluğa da kabul aynı şartları taşımaktadır. Eğitimin sonunda da insanın özündeki cevher ortaya çıkarılmaktadır.
 
   MASONLUKLA İLGİLİ SORULAR-MASONLARIN CEVAPLARI:
 
   Masonluk, daha önce de belirttiğim gibi kendi içine kapalı olarak çalışan bir kuruluş olduğu için dışardan bakan kişilerde normal ola-
rak bazı haklı şüpheler oluşur. En çok sorulan sorular ve bunlara masonların vermiş oldukları cevaplara bir bakalım isterseniz;
 
   Masonluk gizli bir kuruluşmudur?
   Masonluk gizli değil, sadece üyelerine açık bir kuruluştur. Üye ol-
mayanlara kapalıdır. Masonluk, üyelerine mason olduklarını açıkla-
maları ya da gizlemeleri için baskı yapmaz. Üyelerini kendi akıl ve
vicdanlarıyla baş başa bırakır. Her üye kendince gerekli görürse
 
 
 
 
 
mason olduğunu açıklayabilir. Ancak başka bir üyenin mason oldu-
ğunu açıklama yetkisini kendinde göremez.
 
   Masonluk neden dinin karşısında gösterilir?
   Masonluk din değildir. Din yerine geçecek bir doktrin de değildir. Masonluk tüm inançlarla kabul edilebilecek bir yaşam ve davranış
tarzını açıklamaya çalışır.  Ancak bunu yaparken dogma ve teoloji alanlarına müdahale etmekten özenle kaçınır. Fakat mason olmak için kişinin Tanrıya inanması şarttır. Masonluk insanların dînî inanç-
larına, fikir ve kanaatlerine saygı gösterip karışmaz, ama toplantıla-
rında dînî tartışmalar yapılmasına da müsaade etmez. 
 
   Masonluk Siyonist veya Yahudi kaynaklı bir kuruluşmudur?
   Masonluk Siyonist bir kuruluş değildir. Yahudilikle hiçbir ilişkisi 
yoktur. Siyonizm masonluktan çok sonra ortaya çıkmıştır. Masonik
semboller Hz. Süleyman Mabedi yapımına ilişkin efsanelere dayan-
dığından masonluğa karşı yanlış bir izlenim oluşmuştur. Nitekim 
Hıristiyan dünyasından piskoposlar, rahipler, İslâm dünyasından da 
şeyhülislâmlar ve imamlar olarak birçok mason kişiler vardır.
 
   Masonluk uluslar arası bir kuruluş mudur?
   Masonluk uluslar arası bir kuruluş değildir. Masonluk Türkiye’deki gibi bulunduğu her ülkede ulusal ve egemen bir kuruluştur. Her ül-
kenin büyük locası bağımsız olup birbirleriyle eşit düzeydedir. 
 
   Masonluktan ayrılınabilinir mi? 
   Her mason kendi arzu ve hür iradesiyle istediği zaman üyelikten ayrılabilir. Ayrıca kamu düzenine aykırı hareketten, yüz kızartıcı suç-
lardan mahkûm olmuş ve bir masona yakışmayan bir yaşam tarzı i-
çinde olan üyesini kendi bünyesinden uzaklaştırır.
 
   Masonluk üyelerine menfaat sağlarmı?
   Masonluk üyelerine hiçbir menfaat sağlamaz. Bu yönde beklentisi olanları da üye olarak arasına almamağa özen gösterir. Masonlukta (kardeşler) arasındaki yardımlaşma sadece manevîdir. 
 
   Masonlar neden dinsizlikle itham edilirler?
   Katolik-Protestan din savaşlarının sürdüğü18. yüzyıl Avrupa’sında 
Protestanlığı Katolik kilisesine rakip gören Papa XII. Clement ,ma-
son localarında yan yana oturuyorlar ve birbirlerine (kardeş) diyebi-
liyorlar diyerek masonları dinsizlikle suçlayıp aforoz etti.
   I. Mahmut 1748 de Hıristiyan tebaasının baskısıyla ve ulamanın da (Papa doğru söylüyor) mantığıyla masonluğu yasakladı. O tarih-
 
 
,
 
 
ten bu yana halk ağzında masonluk dinsizlikle eş anlamda tutuldu.
   İttihat ve Terakki saflarında masonların çokluğu, 31 Mart gerici ayaklanmasını mason subayların bastırması, Abdülhamit’i deviren 
milletvekillerinin tümünün mason olmasından rahatsız olan şeraitçi zümresi masonluğu hep dinsizlik ve kâfirlikle suçlamıştır. 
 
 Bazı ülkelerde sadece Hıristiyanların mason olabildiği doğrumudur?
 1748 yılındaki Papanın aforozundan sonra gelişen aydınlanma süre
ci, Napolyon savaşları, sömürgecilik siyaseti gibi etkenlerle o zama-
na kadar süre gelen kısıtlamalar Fransa’da 18. yüzyıl sonunda,Ang-
lo –Sakson ülkelerde ise 19. yüzyılın içinde kalktı ve sonunda bir kut
sal kitaba inandığı müddetçe dini ne olursa olsun herkes masonluğa
kabul edilmeye başlandı. Yalnız İsveç, Norveç, İzlanda ve kısmen Danimarka’da Hıristiyan olmayan masonlar localara sadece ziyaretçi olarak kabul edilirler. 
 
   Rotary, Lions, Soroptomist ve masonluğun ilişkisi nedir?
   Rotary: Değişik mesleklerden iş adamlarının bir araya geldiği ku-
rumdur. Dünyada 160 ülkede 30.000 Rotary kulübü ve 1,2 milyon rotaryen vardır. 
   Lions ve Lioness: Gençlik kulüpleridir. 18-30 yaş arası, tercihan üniversite öğrencisi veya mezunu, yabancı dil bilenler üyeliğe alınır-
lar. Görevleri: Çevrelerini geliştirmek, toplumu uyuşturucu maddele-
re karşı bilinçlendirmek, sağlık hizmeti sunmak, yaşlıları ziyaret et-
mek, ihtiyacı olanlara yiyecek ve giyecek yardımında bulunmak, on-
ların hayat kalitesini yükseltmektir.
  
  21-60 yaş arası kişiler masonluğa kabul edilirler. Masonların görevi bireyi eğitmek, onu daha iyi bir aile bireyi, vatandaş, organizatör ol-
masına yardımcı olmak, ona tolerans ve yardımlaşmayı öğretmektir.
Böylece yetişmiş olan birey memleketine, ait olduğu topluma daha 
bilinçli bir şekilde hizmet edecektir. Mason tabiriyle her eğitilen bi-
rey insanlık mabedinin inşasında kullanılan yontulmuş bir taş olacak
tır. 
   Rotaryenler, Lionslar ve Lionessler (kadın masonlar) arasında bir
çok mason olmakla beraber bunların arasında organik bir bağ yok-
tur. 
 
   DÜNYADA   MASON LOCALARI VE  MASONLAR 
   
   Dünyada toplam olarak 6 milyon mason vardır. 
   - Amerika’da : 4.000 den fazla loca , 2,5 milyon mason,
   - İngiltere’de : 8.500  loca, 650.000 mason,
   - Kanada’da  :  1.500 loca, 180.000 mason,
 
 
 
 
   - Fransa’da :  2.500 loca,  200.000 mason,
   - İskoçya’da :    700 loca,  100.000 mason,
   - Avusturalya’da : 1200 loca, 60.000 mason,
   - Almanya’da:  500 loca,  15.000 mason,
   - İtalya’da :  800 loca, 60.000 mason,
   - Brezilya’da : 4300 loca,  220.000 mason,
   - Meksika’da :   600 loca,    28.000 mason vardır. 
 
     DÜNYADA   BAZI  MASON  KİŞİLER  
     Dünyada hemen hemen bütün devlet ve hükümet adamları masondur. 
   - Theodore Roosewelt ( 1906 da Barış ödülü kazandı),
   - Winston Churchill ( 1953 de Edebiyat ödülü kazandı),
   - Almanya İmparatoru Wilhelm,
   - Prusya Kralı Büyük Frederich,
   - Afgan Kralı Habibullah Han,
   - Fransa İmparatoru Napoléon,
   - Fransa Kralları X. Charles ve XVIII. Louis,
   - İngiltere Kralları VII. Edward ve VIII. Edward,
   - George Washington, Truman, Nixon, Ford,
   - Çang- Kay- Şek,
   - Fransa devriminde yer alanlardan: Marat, Mirobeau, Robespierre,
   - Bilim adamlarından: Francis Bacon, Robert Boyle, Isaac Newton,
Montesquieu , Diderot, Mongolfier Etienne, Alexsander Fleming, Eiffel.
   - Şair ve yazarlardan: Goethe, Marcel Prost, Stendhal , Voltaire, Charles Dickens, Puckin, Leo Tolstoy.
   - Müzisyenlerden: Mozart, Haydn, Sibelius, Puccini, Franz Liszt,
Louis Armstrong, .
   - Starlardan: Douglas Fairbanks, Oliver Hardy, Peter Sellers, Clark
Gable, John Wayne, Walt Disney  vb…
 
 
                 TÜRKİYEDE       MASONLUK
 
   1721 yılında İstanbul’da Fransız masonlar tarafından ilk loca kurul
du. 1738 de İzmir ve Halep’te, 1748 de ise İskenderun’da localar ku
ruldu. 
   İlk Türk masonlar Çelebizade Sait Çelebi, İbrahim Müteferrika ve Humbaracı Ahmet Paşa, Pilevne kahramanı Gazi Osman Paşadır.
   Sultan V. Murat, şehzadeler Nurettin ve Selâhattin Efendiler, bir-
çok şeyhülislâm, Sadrazam Keçeci zade Fuat Paşa, sadrazam Mithat
 
 
 
 
 
Paşa, sadrazam Ahmet Vefik Paşa, Şinasi, Ziya Paşa ve Namık Ke-
mal zamanın bilinen masonları idiler. 
   Sultan V. Murat’ın ölümünden sonra Abdülhamit’in İngiliz politika-
sına karşı sert tutumu sonucu masonları sürgüne gönderince localar
daha ziyade Selânik’te yoğunlaştı. Kâzım Özalp Paşa, Sadrazam Mehmet Talât Paşa, Bahriye Nazırı Cemal Paşa bu localarda üye idi-
ler. 
   Birinci ve ikinci Meşrutiyetin ilanı, Jön Türklerin, İttihat ve Terakki Cemiyetlerinin kurulması ve eylemleri bu masonların gayretleriyle ol
muştur. İkinci Meşrutiyetin doğurduğu ilerici fikirler 31 Mart vakası 
ile karşı hareketi meydana getirdi. Bunu, gerici ayaklanmayı bastı-
ran  Mahmut Şevket Paşa komutasındaki Trakya’dan gelen Hareket Ordusu subaylarının çoğu masondu. 
   Atatürk’ün cumhuriyetçi kadrosunda görev alanların büyük bölü-
mü masondu.
   Fethi Okyar, Rauf Orbay, Refet Bele, Ali İhsan Sabis, Meclis Başka
nı Kâzıp Özalp, Meclis Başkanı Abdülhalik Renda, Başbakan Hasan 
Saka, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras,
Sağlık Bakanı Rıza Nur, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, Adnan
Adıvar, Yunus Nadi, Memduh Şevket Esendal, Hilmi Uran, Ahmet Ağaoğlu, Ankara Valisi Nevzat Tandoğan, İstanbul Valisi Muhittin Üs
tündağ, Lütfi Kırdar vb… Atanın çevresinde olan masonlardır.
   Cumhuriyet döneminde masonluk dernek statüsüne sokulmuş ve
1929 da (Türk Yükseltme Cemiyeti) adını almıştır. 
   Ülkede oluşan siyasal ve sosyal ortam göz önüne alınarak Türk O-
cakları, Kadınları Himaye Cemiyeti, Muallimler Derneği, İzcilik Teşki-
lâtı gibi kuruluşlar zamanla kapatılmış ve parti denetimi altına alın-
mıştır. 
   Atatürk, o dönem mason olan İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ile görü-
şür ve mason cemiyetinin bir yasaya gerek olmadan kendi kendisini  tatil etmesini ister. 10 Ekim 1935 de Mason Derneği kendisini fes e-
der ve bütün mallarını Halk evlerine teberru eder. Bu tarihte Meclis
Başkanı Kâzım Özalp ile 6 bakan ve 60 dan fazla millet vekili mason
idi. 
   1946 da yeni cemiyetler kanununun yürürlüğe girmesiyle mason-
lar yeniden faaliyete geçerler. 1948 de İstanbul’da ve sonra aynı yıl
İzmir ve Ankara’da mason dernekleri kurulur. 1955 de merkez Anka
ra’da olmak üzere (Türkiye Büyük Locası) kurulur. 1 Şubat 1957 de 
ise ismi (Hür ve kabul edilmiş Masonlar Türkiye Büyük Locası) ola-
rak değiştirilir. Başkanı Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih Korur’dur
   Kızılay’ın ilk kuruluşunda masonların büyük faaliyetleri ve yardım-
ları olmuştur. Büyük Üstat Mason olan Osmanlı Üniversitesi Rektörü
Prof. Besim Ömer Paşa 1921-1923 yılları arası Kızılay Başkanı olarak 
görev yapmıştır.
 
 
 
 
 
   Türkiye mason localarının Dünya masonluğu tarafından resmen tanınması 1970 yılında oldu. 1991 de Bodrum, 1993 de Antalya, 1995 de İstanbul-Yakacık, 1995 de Eskişehir, 1996 da Marmaris, 2004 de Adana locaları hizmete girdi. 
   Türkiye’de kabul edilmiş olan( İskoç Masonluğu tipi) dünya çapın-
da yaygın olan mason tipidir. Bugün Türkiye’de 193 loca ve 13.000
mason üye vardır. Soroptomist (kadın masonlar) dernekleri 1948 de
Lioness (genç kadınlar) dernekleri ise 1982 de kuruldu.
    SOROPTOMİST: En iyiyi amaçlayan kadınlar topluluğudur. (Mes-
lek sahibi kadınlar).Bunlar mason topluluğu benzeri kuruluşlardır.
1921 de Amerika’da, 1948 de Türkiye’de kuruldu. 123 ülkede 3200
kulüp, 90.000 üyesi vardır.
               
        BAZI   TÜRK   MASONLAR
   - Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati,
   - Milli Savunma Bakanları Münir Birsel ve Hulûsi Köymen,
   - Çalışma Bakanı Mümtaz Tarhan,
   - Atatürk’ün yaveri Cevat Abbas,
   - Hava K.K.Org. Zeki Doğan,
   - Münakalât (ulaştırma) vekili Yümni Üresin Paşa,
   - Prof. M. Kemal Öke, Faik Sabri Duran, Hayrullah Örs, Enver Ziya
Karal, Ahmet Rasim, Rıza Tevfik, Ahmet Emin Yalman, Cevat Mem-
duh Altar, Reşat Nuri Güntekin, Agâh Sırrı Levent, İhsan Doğramacı
   - Sanatçılardan: Şükrü Şenozan, Behzat Budak, Ramiz Gökçe, İ. Galip Arcan, Mesut Cemil Tel, Mithat Fenmen, Ayhan Işık, Ediz Hun,
Zeki Alasya, Zafer Ergin vb…
 
 
ALTAN  İLTER                                                      3 Nisan 2011
 
KAYNAKÇA:
- Masonluk tarihi (Zeki Yıldırım),
- Cumhuriyeti kuran mason kadroları (Halil Aydoğan),
- Gizli örgütler ve tarikatlar (  Murat Şahin),
- Masonluk nedir ve nasıldır? ( Murat Özgen),
- Türkiye’de masonluk tarihi ( Celil Layıktez),
- Masonluk, ışığı arayanların hikâyesi ( M. Remzi),
-Antik Mısır ( Sophie Desplancques),
-vvv. Masonluk, vvv. Kabala, vvv. Hermetic, vvv.Dinler Tarihi, 
-vvv. Dünya dinleri.
 
                                _________________
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !